Friday, May 29, 2015

2014-2015 Sezonu Galatasaray Kadro Mühendisliği

---------------------Muslera
---------------------(Sinan)
---------------------(Eray)

Sabri--------Chedjou------Semih-------Telles
(Tarık)------(G. Zan)-----(H.Balta)----(Olcan)
(Eboue)-----(Dany)-------(Koray)

-------------Selçuk--------Melo
------------(Dzemaili)-----(Hamit)
------------(Yekta)-------(Furkan)
------------(Umut Gündoğan)

Bruma---------------Sneijder-----------Yasin
(Amrabat)----------(E.Çolak)----------(Sinan)
(Aydın)-------------(Ontivero)

--------------------Burak
-------------------(Pandev)
-------------------(Umut)
-------------------(Sercan)

Türkiye'deki teknik adamların en büyük probleminin yetkisizleştirilmeleri olduğunu düşünüyorum. Teknik adamlık sadece 'ilk 11'i belirle, oyuna gireni-çıkanı seç, taktik yap ve antreman yaptır' değildir. Kadro mühendisliği ve scouting de teknik adamların en önemli görevlerindendir ancak Türkiye'de yöneticiler ve başkanlar, teknik adamlara bu konuda pek söz hakkı vermez. Hocalar çoğu zaman kendilerinin yapılandırmadığı bir kadroyu yönetmeye çalışırlar ve bu da pek sağlıklı kulüp yönetimi şekli değildir.

O yüzden Hamzaoğlu'nun geçtiğimiz günlerde "İbrahimoviç gelecek mi?" sorusuna "İbrahimoviç de olsa, bana sormadan gelmez, benim hiç haberim yok, o halde anlaşma yok" gibi bir cevap vermesi çok önemlidir. Daha en baştan ilkelerini, duruşunu göstermesi, sonradan sonunun İsmail Kartal gibi olmaması açısından çok önemlidir. İsmail Kartal'a değinmek istiyorum. Herkes son dönemde Diego-Selçuk ve Hasan Ali değişikliklerine falan taktı, "İsmail Kartal'ın taktik hatalarıyla şampiyonluğu kaybettiği" söylendi. Halbuki bence hiç alakası yok. Fenerbahçe son 1-2 ayda fiziksel olarak çok ciddi düştü. Hem de sezon başından beri sadece 2 kulvarda yarışmasına rağmen. Oyuncular bence hocalarının üzerinde değer gördükleri için bu durumu suistimal ettiler. Daha baştan "Hocasız da şampiyon olunur" söylemi Kartal'ı itibarsızlaştı ve 2 kupada oynamasına rağmen fiziken biten bir oyuncu gurubunu doğurdu. Burada hocanın antremanları yetersiz yaptırdığı ve oyuncuların profesyonel olmadıkları söylenebilir ve bunların taktikle maktikle hiç alakası yoktu. Hem mental hem fiziksel olarak düştüler. Bir takım fiziksel olarak yeterli olmayınca da istediğiniz taktik hamleyi yapın sonuç alamazsınız. Sahada hareket edemeyen bir takıma, dünyanın en zekice taktik hamlesini söyleyin geri dönüş alamazsınız. Esas sorgulanması gereken sadece 2 kulvarda yarışan geniş bir kadronun nasıl bu kadar düştüğü olmalıdır. Biliç'i anlayabiliriz mesela 3 kulvarda, ev sahibi olmadan ve İlkbahara kadar Fenerbahçe kadar geniş olamayan bir kadro ile mücadele etti ve son ay fiziksel olarak düştü fakat Fenerbahçe nasıl böyle oldu? Öte yandan Galatasaray ise fiziksel olarak diğer iki rakibinin üzerindeydi. Burada Prandelli'nin "Ligin ikinci yarısında daha güçlü olacak şekilde" ayarladığını daha sezon başında söylediği antreman programının bir katkısı var mı onu bilemiyoruz. Seneye Hamzaoğlu'nun antreman becerisini daha iyi göreceğiz.

KALECİLER: MUSLERA 2.750, SİNAN BOLAT 1.3, ERAY 250 BİN (MAÇ BAŞLARI VE BONUSLAR HARİÇ, EURO ÜZERİNDEN YILLIK MAAŞLAR)

Bir kadronun analizini oyuncuların aldığı maaşa göre yapmaz, sadece kalite ve performans ölçütüne göre yaparsanız, o analiz tamamen sakat kalmış olur. Hayatında bir iki tane futbolcu otobiyografisi okuyan herkes, futbolda paranın ne kadar büyük bir etkisi olduğunu anlar. Desailly'nin kitabında yazdığı gibi, futbolcular birbirlerinin maaşlarını sürekli merak eder ve kıskanır. Ben de (pek iyi olmasam da) bir İktisat fakültesi mezunu olarak, fayda-fiyat analizine önem veriyorum :)

Muslera takımın en değerli iki oyuncusundan biri. Arsenal'in 15 milyon Euro teklif ettiği yazıldı. Ben Juventus'tan bekliyordum açıkçası bir teklif... 20 Milyonun altına satılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Sinan muhtemelen gidecek. Yerine de Gökhan Değirmenci gelecek gibi. Gökhan'ı, Sinan'a benzetiyorum. Atletik, çabuk bir kaleci. Bölge kalecisi. Çizgiye bağlı kalmaz... Fakat kısa sayılır. Kaleyi kaplayan tipte değildir. Taffarel kendi tarzında kaleciler aldırıyor sanırım... Sinan da öyleydi. 2. kalecinin tecrübeli olmasını yeğlerim ben, Türkiye'de de Galatasaray'ın yedek kalecisi olabilecek kapasitede tecrübeli yerli kaleci maalesef yok. Öyleyse yabancı alınabilir. Fakat kadroda birden fazla yabancı için 1 Milyon TL ödemeniz gerekiyor. Süper Lig'de bir maçın kazanma geliri 1 Milyon TL. Dolayısıyla tecrübeli yabancı kaleciniz bir maç kurtarsa o bedeli karşılıyor. Geçen sene Muslera 1-2 ay sakatlandı kaleye Eray geçti hatırlarsınız. Şuan Eskişehirspor kalecisi Boffin gönderilecekler arasında. Ben Muslera'ya iyi bir alternatif olur diyorum. Olmazsa Uruguay'dan, Güney Amerika'dan, Muslera ve Taffarel ile aynı dili konuşan bir tecrübeli kaleci de alınabilir. Diyeceksiniz ki "İlk 18'de sadece 1 yabancı kaleci olma zorunluluğu var." Bu kural hiç ama hiç önemli değil. Bir yedek kaleci zaten 1000'de 1 sakatlık olmadığı müddetçe oyuna sonradan girmez. O yüzden 2. kalecinizin tribünde oturması ile yedek kulübesinde oturması arasında hiçbir fark yoktur. Altyapıdan Alperen yedek kulübesinde oturabilir ama Türkiye Kupasında kalede Boffin olur ve Muslera sakatlanırsa yine kalede Boffin olup, Alperen yine yedek kulübesinde oturabilir... Eray da bu arada 2. veya 3. Ligde sürekli oynayabileceği bir kulübe mutlaka kiralanmalı.

SAĞ BEK: SABRİ 900 BİN, TARIK 1.2, EBOUE 2.2 

Sabri'nin ve Eboue'nin sözleşmeleri bitiyor. Eboue geçen sene sonu bile ciddi bir düşüş yaşamıştı, bu sene de hiç maç oynamadı. 1 sene üst seviye futboldan uzak kalmış bir oyuncunun oldukça geri gideceğini düşünüyorum. Hem de yaşı da bu kadar olunca... Taraftarın aklında ilk iki senedeki kalitesiyle kaldığı için halen sıcak bakanlar var ama devre arası ya da sene başı kiralık gidip oynamayı bile reddetti. Bence Galatasaray kendisine tekrar kapılarını açmamalı. Çünkü 2.2 milyona olmasa da en azından 1.1 milyona (maaşının yarısına) kiralamak isteyen illa çıkardı. Kendisi Galatasaray'a ve kariyerine yardımcı olmadı. Sabri öyle değil. Bence 1.3 Milyon Euro civarı bir paraya sözleşmesi yenilenir fakat rotasyon oyuncusu olmalı. Galatasaray mutlaka kaliteli bir sağ bek almalı. Muhtemelen Sabri yedek kalınca kadrodaki ağırlığı bir sorun haline de gelebilir. Fatih Terim dönemi Eboue'nin yedeğiyken sorun olmuyordu çünkü Fatih Terim bir 'kötü polis' olabiliyordu. Albayrak iyi polis, Terim kötü polis olabiliyordu. Şimdi ise Hamzaoğlu iyi polis, Albayrak da iyi polis... Bu durum Emre ve Burak'ın tavırlarını doğurdu diye düşünüyorum. Samimiyet arttıkça bu tip davranışların olma ihtimali de artıyor. Umarım Cüneyt Tanman orada bir kötü polis rolünü üstlenebilir. Öte yandan belki de Sabri için en iyi formül şu olabilir. Bir pilot takım bulunur ve Sabri, ilk devrede birlikte oynadığı Galatasaray alt yapısından tanıdığı çocuklarla oraya kiralanır, orada kaptan + teknik direktör yardımcısı gibi bir role bürünür ve Galatasaray alt yapısındaki çocuklara iş disiplinini öğretir. Sabri yeteneği, oyunculuk kalitesi tartışılabilir ama çalışkanlığı tartışılmaz bir oyuncu. Yine de henüz 31 yaşında olduğu için böyle bir projeye yanaşmayacaktır. Hamza Hamzaoğlu kariyerinin son döneminde Galatasaray'ın pilot takımı Beylerbeyi'nde oynamıştı. Fakat Hamzaoğlu zaten çocukluğundan beri Teknik Direktörlük hedefi olan bir adam. Hatta yanılmıyorsam bir röportajında şöyle demiş. "Oyuncu olarak en iyi olamadım ama teknik adam olarak olacağım." Şu ana kadar da adeta bir FM kariyerini andıran başarı kariyeri var. Eyüpspor'dan, Akhisar'a oradan Galatasaray şampiyonluğuna kadar... Gerçekten FM'de 2. ligden bir takım alın, 5 sene sonra Galatasaray'da şampiyonluk yaşamanız pek kolay olmaz. Oyunda bile zor olan bir işi gerçekte yaptı Hamzaoğlu.

Tarık'a gelirsek maaşının tamamına kiralayan bir takım çıkmayacaktır. 1.2 milyonun %35'ini falan belki verir bir Anadolu kulübü. Onun dışında da Almanya'dan falan da talip çıkmaz zaten. Galatasaray 800 binini, bir Anadolu takımı da 400 binini falan öder. "Tarık ligde alınabilecek tek sağbekti" diyor insanlar. O dönem yazmıştım belki hatırlayan çıkar. Tarık'ın Almanya döneminden kalma bir röportajını okumuştum. Bundesliga 2'de forma bulamamasını hocasının Türklere karşı ayrımcılık ettiğine bağlamıştı. O röportajında kafa yapısından ve çalışkanlığından şüphe etmiştim. Oynamama nedenini kendinde değil hocasında görüyordu. Nitekim maalesef çalışkanlığı hakkında şüphelerimi gerçekleştirdi. Ben geçen sene devre arası daha Ozan Tufan ilk kez sağ bek oynamaya başlarken şöyle yazmıştım. O zaman Şener ve yedek sağbek Basser sakatlanınca alt yapıdan çıkıp oynamıştı ve Kasımpaşa'da maçını izleyince şöyle demiştim.  "Ne Şener, ne Tarık ligdeki hiçbir beki bu çocuk seviyesinde görmüyorum, fizik farkı var arada, çok potansiyelli, sene sonu ne isterlerse de verilip alınmalı 3, 3.5 ne olursa..." Nitekim sene sonu Fatih Terim onu Milli takıma ABD kampına aldı ve onun fiziğine ve zekasına daha uygun olan mevkilerde stoper ve ortasaha göbeğinde oynattı. Bu bölgelerde daha başarılı olup bir de Şenol Güneş'in eline düşünce de birden patladı zaten. Şuan 3, 3.5 da değil 7-8 civarında sanırım bonservisi ve iş işten geçmiş oldu. Yani Tarık falan değil daha sezon bitmeden 3, 3.5'a alınmalıydı Ozan. Bence şimdi kaliteli yabancı bir sağ bek alınmalı ve Sabri de ona alternatif olmalı.

STOPERLER: CHEDJOU 2.2, SEMİH 1.5, HAKAN BALTA 1.250, DANY 1.2, GÖKHAN ZAN 800, KORAY GÜNTER 700

Öncelikle Semih konusu. Nihayet hak ettiği maaşa 3 yıl sonra ulaştı. 3 yıl boyunca ona verilen maaş diğer takım arkadaşlarının 5'te biri kadardı. Fakat o hiçbir zaman bunu sorun haline getirmedi ve konsantre bir şekilde oynadı. O yüzden bir Galatasaray taraftarı olarak kendisine teşekkürü borç bilirim. Aysal yönetimini övdüğüm de olur, yerdiğim de. Semih konusu, kulübün kendi alt yapısına yaptığı bir hakaret gibiydi. Koray Günter geldiğinde bile Semih'ten neredeyse iki kat maaş alıyordu düşünün...

Koray fiziksel olarak zayıf bir oyuncu, bu yaşlarda da güçlenmedikçe, gelişimi zor. Sürekli abartılan topu iyi kullanması dışında hiçbir özelliği ortalamanın üzerinde değil. Misal Semih çok daha proaktif bir oyuncu, cesur, boğuşan bir stoper. Koray ise misal karşısında Batuhan olunca takımın ceza sahasına gömülmesine neden olabiliyor. Ki Hamza Hamzaoğlu haftalarca Hakan Balta'dan önce ona süre verdi ama olmadı. Seneye maaşı karşılığında kiralayan bir kulüp çıkar diye umuyorum çünkü ligimizin stoper seviyesi çok düşük. Mutlaka sürekli oynayabileceği bir kulübe kiralanmalı. Misal Şenol hoca kalırsa Bursaspor'a Serdar Aziz'in yanına olabilir. İyi futbol oynayan kendi sahasına hapsolmayan bir takıma kiralanmalı, misal Başakşehir olmaz.

Şimdi Galatasaray savunmayı önde kuracak bir takım. Hamzaoğlu'nun benimsediği 4-2-3-1 sistemi de bunu gerektiriyor. Chedjou sakatlanana ve final haftalarına girilene kadar da bu uygulanıyordu. Hatta ilk olarak Hakan Balta değil, Koray tercihi de bence biraz bundandı. Semih - Hakan ikilisi kapalı savunmada oldukça başarılı. İyi alan kapatırlar, aralarına adam sokmazlar ve iyi duvar örerler, sadece yan toplarda kısa kalırlar, onun dışında kapalı savunmada çok iyiler ama savunma öne çıkınca Hakan maalesef çabukluk sorunları yaşıyor. O yüzden 3-4 final maçında Hakan takımı taşır ama sezon boyunca Semih - Hakan bir büyük takımda pek olmaz. Chedjou - Semih ikilisini de biliyoruz. Chedjou'nun performansı çok dalgalı. Elimde tüm stoperlerin tackle(top çalma), interception(pas kesme), cleaner(uzaklaştırma) gibi istatistikleri var ama sizi sayılara boğmak istemiyorum. Sadece şunu diyeyim, ligin en komple stoperi Chedjou, ikinci de Donk. Yanında oynayanlardan bağımsız ve savunma kurgusundan bağımsız bu adamlar ligin en iyi stoperleri fakat bir o kadar da bireysel adamlar. Chedjou alınırken savunmaya liderlik yapsın istendi ama o, hiçbir zaman bu görevi yapamadı. Donk da ligin en kolay gol yiyen takımının stoperi. (Ben olsam stoper oynatmam ön libero veya santrfor denerim) Chedjou 2.2 Milyon alıyor ve az maaş değil. Bir Rus takımından uygun bir teklif gelirse bence satılabilir ama yerine birini bulmadan bu satışlar çok riskli. Çünkü oturmuş bir omurgadan adam koparıyorsunuz. Aldığınız adam kaliteli bile olsa uyum sorunu yaşayabilir. O yüzden satarken bu risk de düşünülmeli. Semih'in yanına bir stoper alınacaksa da Ujfalusi gibi savunmaya liderlik eden bir oyuncu olmalı. Gökhan Zan zaten sözleşmesi bittiği için gidecek. Dany'nin geri dönmesi taraftarıyım, hem maaşı çok yüksek değil hem de iş ahlakı müthiş bir adam, müthiş çalışkan ve müthiş bir atlet. Mental sorunlarını hepimiz biliyoruz ama sağbek için ve bence ön libero için de bir joker oyuncusu olabilir. Öte yandan savunma önde kurulacaksa Terim'in ondan bu şekilde çok iyi faydalandığını da hatırlamak gerek. Hamzaoğlu'nun Serdar Aziz'le ilgilendiği söyleniyor mesela. Serdar'a bonservis artı maaş 4-5 milyon verileceğine Dany takımda kalsın daha iyi diyorum. Her halükardan Koray Günter'den iki gömlek üstün bir oyuncu olduğunu da düşünüyorum. Seneye Chedjou - Semih - Dany - Hakan Balta dörtlüsü olabilir. Dany Chedjou'nun, Hakan da Semih'in yedeği olacaktır. Semih'in de talipleri olabilir, tüm oyuncular tabi değerini bulurlarsa satılabilir ama yerlerine gelecek isimler de çok dikkatli seçilmeli.

SOL BEK: TELLES 1.4, OLCAN 1.6

Telles geçen sene geldiğinde oldukça etkili başladı ama sonra duruldu. 2. sezonun başında ise Prandelli döneminde yaz kampında fiziksel olarak en zayıf oyunculardandı. Sonra Hamza hoca onu inatla oynattı. 3 günde bir Türkiye Kupası maçlarında ve ligde oynattı ve nihayet sezon sonunda Telles daha diri bir görüntü sergileyebildi. İçeriden duyduğuma göre çok çalışkan, profesyonel bir çocukmuş... Demek ki potansiyeli bu kadar. Ben, geldiğinde de scout ekibini eleştirmiştim. "Güney Amerika'dan bir bek oyuncusu alıyorsanız ya Marcelo, Roberto Carlos, Dani Alves gibi çok çabuk olmalı ya da Zanetti, Maicon gibi çok güçlü, yere sağlam basan adamlar olmalı. Zira teknik, bu adamlarda zaten var. Telles'de de var. Fakat ne çok çabuk, süratli ne de yere sağlam basan güçlü bir oyuncu. O yüzden potansiyeli çok da yok Telles'in" demiştim. Çok düzenli hayatı olan, profesyonel bir adam olmasına rağmen fazla ilerleyememesinin bu söylediklerimle ilgili olduğunu düşünüyorum. Ne hız, ne de güç olarak fiziksel potansiyeli yok, fiziksel potansiyeli olmadığı için de mental olarak gelişebilir. Pozisyon bilgisini falan geliştirebilir zamanla ki Galatasaray'daki 1.5 sezonunda bile bu konuda geliştiğini gördük. Fakat bu gelişim de yetmez. Fiziksel olarak bu seviyede kalacak bir oyuncunun değerinin de ancak bu kadar olabileceğini düşünüyorum. Bence Telles 7.5 milyondan fazla da etmez. 6.3 milyona alınmıştı diye hatırlıyorum. 7.5 Milyona Mancini'den teklif geldiği söyleniyor. Bence gayet makul bir teklif. Umarım beni yanıltır ve 2 sene sonra 20-30 milyonluk bir oyuncu olur. Bence maksimumu 10 milyon Euro eder... Nitekim hepimiz yanılabiliriz. Sene başı Yasin transferi için de scout ekibini çok eleştirmiştim ama şimdi ben yanıldım ve onlar haklı çıktı :)

Olcan için çok fazla yazmak istemiyorum. Sezon boyu en çok eleştirdiğim oyuncuydu, bu yıl fiziksel olarak çok geri gitti, büyük bir düşüş yaşadı. Ve Hamza hoca ona başka hiç kimsenin vermeyeceği kadar çok şans verdi. Umarım bu şansları önümüzdeki sene değerlendirir ve rotasyonda sol bek ve sol açık alternatifi olur. Telles giderse yine sağ beke olduğu gibi sol beke de nokta atış bir transfer gerekli. Öte yandan Güray Vural ismi geçiyor. Güray'ı Hamza hoca bek olarak kullanmıyordu diye hatırlıyorum. Sadece sol kanat kullanıyordu. Bek ve sağ kanat olarak Mustafa Reşit Akçay döneminde kullanılmaya başlandı ve Carlos da devam etti. Bu pozisyonlarda da verimli oldu. Galatasaray'a uygun maaşla gelirse sol bek, sol kanat ve sağ kanatta rotasyon oyuncusu olabileceğini düşünüyorum. Muhtemelen Olcan'ın yarısı kadar maaşa gelecektir ve şuan Olcan'dan çok daha sağlam durumda. Ha ayrıca bu mevkide Hakan Balta da bir alternatif.

ORTASAHA: MELO 3.1, HAMİT 2.750, SELÇUK 2.750, DZEMAİLİ 2.2, YEKTA 1.1, FURKAN 650, UMUT 450

Öncelikle Umut Gündoğan 450 bin Euro maaşla PTT 1. Lige veya Süper Lige kiralanabilir veya satılabilir. Para kazanılmaz ama zarar edileceğini sanmıyorum. Furkan da aynı şekilde Süper Ligde kendisine 650 bin Euro veren çok takım olur, satılabilir de yine keza. Kadro enflasyonu yüzünden bu iki oyuncunun gönderilmesi gerektiğini düşünüyorum. Galatasaray'da Dzemaili'ye bile sıra gelmediğini düşünürsek oynamaları zor. Hele Umut zaten bu fizikle hiç olmaz. Dzemaili de neyse ki Avrupa piyasası çok olan bir oyuncu olduğu için bedelsiz de olsa satılabilir diye düşünüyorum.

İnsanlar bu konuda şunu bilmiyor yada düşünmüyor. "Melo'yu neden gönderiyorsunuz da Selçuk'u Burak'ı göndermiyorsunuz bu Hamzaoğlu çok milliyetçi, Türkleri tutuyor, ayrımcılık yapıyor" diyorlar. Öncelikle bir oyuncuya "sen git" denilince gitmez. Bu iş profesyonel bir iştir ve misal Yekta Galatasaray'da aldığı maaşı kimse vermediği için uzun bir süredir gönderilemiyor. Selçuk ve Burak da takımın omurga oyuncuları ve Avrupa'da popülerlikleri düşük. Yani Melo teklif alır ama bu ikisi ve Hamit'e bu maaş düzeyinde teklif bulamazsınız.

Mancini Melo'yu istemiş yaşı 32 olacak ve bir sonraki yıl sözleşmesi bitiyor. Hem para kazanmak için doğru zaman, hem de son iki yıldaki düşüşü iyi etüt etmek lazım. İlk 2 yılındaki Melo ileri geri oynayan bir adamdı, son iki yıldaki Melo ise her geçen gün yavaşladı. Artık koşamadığı için, atletikliğini yitirdiği için çok faul yapan bir adama dönüştü.  Bu sezonun ikinci yarısı itibariyle Melo mu Hamit mi deseniz, ben Hamit'in oynadığı oyunun daha iyi olduğunu düşünüyorum. Hamit yine rotasyonda olur da Melo'nun yerine onun gencini ve dinamiğini bulmak gerek. Zira 4-2-3-1'de 2'li oynayan oyuncunun bu kadar yavaş ve az koşan bir oyuncu olması kurtarmıyor.

Mancini zaten onu sürekli 11 olarak kullanmayacaktır. Galatasaray'dayken onu derinde değil de daha önde kullanmaya çalıştı hep. Derine önce Ceyhun sonra Emre Çolak ve Yekta'yı sokarak Melo'yu 4-3-3'ün sol hafı yapmaya çalıştı. Göbekte boğuşsun ve fiziksel üstünlük sağlasın diye. Eh winner oyuncu olduğunu, psikolojik üstünlüğünü bildiği için de İnter'de joker oyuncu olarak kullanacaktır.

Galatasaray'ın da daha dinamik, çok koşan bir oyuncu bulması gerekiyor onun yerine... Yani sağbek ve Telles giderse sol bekten sonra bir nokta atış daha... Bence genç de olmalı.

Yekta'nın miadını doldurduğunu düşünüyorum artık maaş konusunda da zorluk çıkarmaz ve maaşının %70'ini falan karşılayan bir kulübe kiralanır veya satılır diye düşünüyorum. Aysal'ın yaptığı en büyük hatalardan biri de Yekta ile uzun süreli sözleşme yapmaktı. 2016-2017 sezonunda maaş 1.2 milyona çıkacak... Tabi yabancı kuralının kalmayacağını düşündükleri için yapmış da olabilirler ama yine de kulübü bağlayıcı uzun sözleşmeler yapmak bana çok mantıksız geliyor. Zira Olcan'la, Yekta ile neden 4 yıllık imzalıyorsunuz? Bir yere mi kaçacaklar? Galatasaray ve Fenerbahçe'den oyuncu alabilecek daha büyük kulüp var mı Türkiye'de 1+1 veya 2 yıllık önerseniz ret mi edecekler? Zaten diğer Avrupa kulüpleri Türkiye'den oyuncu almaya çok sıcak bakmıyor, baksalar bile bizim kadar maaş veremiyorlar. İşte Caner'in sözleşmesi bitti de ne oldu? Kaçtı mı? O halde 4 yıllık niye imzalıyorsunuz yahu? Tutmayınca Olcan'a 1.6 milyon yıllarca vereceksiniz...

Eğer Furkan, Umut, Yekta ve Dzemaili gönderilebilir ve/veya kiralanabilirlerse yeni gelecek defansif ortasahanın alternatifi Hamit, Selçuk'un alternatifi de Bilal Kısa olabilir diye düşünüyorum. Yani ölüm kalım transferi değil bu. İnsanların vizyon sorgulaması için doğru mantık değil. Sağ beke Şener'i falan istese Hamzaoğlu o zaman kabul, fakat Selçuk'a alternatif olarak Bilal'in istenmesi vizyonsuzluk olamaz. Öte yandan Galatasaray iskeleti de yaşlandı. 1-2 sene sonra Fenerbahçe'nin yaşadığını yaşamamak için iskeleti genç oyuncularla çevrelemek lazım. O yüzden bir sağ bir sol bek bir de defansif ortasaha transferi yapılacakken genç oyunculara yönelmek daha mantıklı olacaktır. Bilal de 1-2 yıl tecrübesiyle 30 dakika 45 dakika bir hamle oyuncusu olabilir. Kulübün maddi olarak kemer sıkacağı bir dönemde çok da eleştirmem ben bu durumu...

Hatırlarsanız bir önceki yazımda Aysal'ı överken şöyle demiştim. 2011'de göreve geldiğinde elinde sadece 55-60 milyonluk gişe gelirleri vardı. Bununla hem maaş, hem bonservis karşılayacaktı. Kadro da çok yetersizdi. Arda dışında para edecek tek oyuncu yoktu. Ona rağmen ayağını yorganına göre uzatmak yerine değeri şişik hisseleri satarak para yarattı. Eğer 55 milyonluk TL'lik takım kursa Galatasaray 4. yıldızı ancak rüyasında görürdü. Galatasaray bu Muslera'lı, Melo'lu, Selçuk'lu, Ujfa'lı, Eboue'li, Elmander'li çok sağlam temeli Aysal'ın para yaratması sayesinde atabildi. Bence o transfer dönemi Türk futbol tarihinde bir takımın geçirdiği en iyi transfer dönemi olabilir. Çünkü çok kalitesiz bir kadroya yapılan mükemmel nokta atışlarla 3 gömlek 5 gömlek yukarı çektiler. Transferde başarı Terim'in veya bir başkasınındır bilmiyorum. Melo ve Eboue gibi oyuncuları futbola döndüren Terim çok başarılı ama bu transferleri maaşları ödeyecek parayı bulan Aysal da çok başarılı. 55-60 milyon TL diyorum. Bugün Galatasaray kadrosunun sadece maaş bütçesi 55 milyon EURO! Bonservise hiç girmedim. Beşiktaş'ın genç ve ucuza donatılmış kadrosu bile 30 milyon Euro civarında.

Diyeceksiniz ki "O halde Dursun Özbek de risk alsın, para yaratsın." Şu gün, bu riske gerek yok. Çünkü 4 senede 3 şampiyonluk, bir Juve zaferi bir Şampiyonlar Ligi çeyrek finali birkaç Türkiye Kupası ve Süper Kupa kazanan kaliteli temeli var zaten Galatasaray'ın. Özbek'in yapması gereken genç ve potansiyelli transferlerle bu temeli kalkındırmak ve yapılan bir sürü mantıksız gideri yok etmek.

Aysal denizi geçip ilk iki sene o mükemmel kadroyu kurdurup, son iki sene derede boğuldu. 2. sene önce Hamit Burak sonra Sneijder Drogba ile temeli daha da güçlendirmişti. Son iki sene sadece potansiyelli gençleri bulacak ve devam edecekti. O ne yaptı? Her gelen hocaya 5-10 tane gereksiz transfer. Dzemaili'ler, Pandev'ler derken 40 kişilik kadro kuruldu. İşte Umut Gündoğan'ına kadar uzanıyor bu acele ve gereksiz transfer harekatı. Şimdi bu gereksiz giderleri Özbek yok ederse hem (bonus ve maç başıları dahil) 55 milyon Euro olan maaş gideri 40 milyon Euro civarına çekilir hem de kadro sağlıklı olan maksimum 25 kişi civarında tutulur.

SAĞ KANAT BRUMA 1.1, AMRABAT 1.2, AYDIN 700 

Amrabat artık 28 yaşında 2-3 sene öncesine kadar solda oynuyordu ve en iyi yaptığı iş top taşımaktı. Son 2 senede güçlü fiziğinden yararlanmak için gizli forvet gibi kullanılmaya başlandı. Galatasaray'da sol tarafta Yasin'e alternatif de olabilir sağ tarafta da olabilir.

Seneye Yasin'in Sneijder'le birlikte oynamaya devam edeceğini düşünüyorum çünkü mükemmel bir uyum yakaladılar ve dahası Galatasaray'ın bir skorer kanada ihtiyacı var. Son haftalarda Yasin tam da o role büründü. Mersin ve Beşiktaş'a golleri attı. Zaten oyun tarzı bir 4-4-2'in kenarı değil, topla geride buluşan değil, önde buluşan oyuncu olmaya yatkın. Enerjisini rakip kaleye yakın yerde 1-2 hamlelik patlamalarla gösterince çok daha faydalı oluyor. O yüzden seneye Galatasaray'ın skorer kanat/forveti Yasin, top taşıyan kanadı da sağ kanat olabilir. Galatasaray sağda Keita gibi topu alıp ileri taşıyan bir adam bulabilirse hem Sneijder çok daha rahatlar ve golcü olur hem de Yasin çok daha rahatlayıp golcü olur. Amrabat sağda bunu yapabilir mi? Gücünü kullanarak yapabilir. Bu sene Galatasaray geriden çok iyi top çıkaramadığı için Yasin ve Sneijder daha geri gelmek zorunda kaldı ve daha çok yoruldular. Halbuki topu sağdan getirecek bir kenar bulunursa bu ikilinin skor yüzdesi daha da artacaktır. Amrabat seneye 28 yaşında artık oyununun daha da yükseleceğini sanmıyorum. Teklif edilen 3.5 milyon Euro da az değil. Bence kalabilir de gönderilebilir de. Zira Galatasaray'ın kanat rotasyonu çok eksik. Aydın'ın ayrılacağını zaten söylememe gerek yok. Amrabat satılıp, daha bir top taşıyan Keita vari bir kanat alınabilir. Bruma da bu rolde fena değil ama sadece çabukluğuyla yapabiliyor bu işi... Omuz omuza topu sürükleyemiyor.

SOL KANAT YASİN 1, SİNAN 500 

Sol kanat bir forvet gibi skorer oyuncu, sağ kanat ise topu taşıyan taraf olmalı demiştik. Sinan Gümüş de bir forvet kanat oyuncusu ve Hamza hoca Sinan için "Zamanı var, bir oynatıp bir kesmek istemiyorum, kadroya soktuğum zaman sürekli bizimle olsun istiyorum" demişti. Sinan U21 takımını şampiyon yaptı ve sanırım A takım oyuncusu olma zamanı geldi. Seneye çok şey beklenen oyunculardan biri olacaktır diye umuyorum. Transfer derseniz misal Podolski gibi herkesin bildiği bir skorer kanat/forvet istersiniz ama zaten bir sağ bir sol bek, bir defansif ortasaha, bir sağ açık yazdık. Para olur mu bilemiyoruz. Belki Yasin ve Sinan'a güvenmek gerek.

10 NUMARA: WESLEY SNEİJDER 3.2, EMRE 500, ONTİVERO 350 

Emre Çolak'ın maaşının arttırılması gerektiğini görüyoruz, maaş adaletsizliği var. Ontivero da 2018'e kadar Galatasaray'ın her yıl 350 bin Euro vereceği bir oyuncu olacağa benziyor. Bu yıl hem Antep'e hem de Honved'e maaşını Galatasaray ödeyip kiraladı. Kimsenin 350 bin Euro ödemeyeceği ortada. Bu transfer de bir Ünal Aysal + Mancini hatası olarak kaldı görünüyor.

Sneijder için bir şey söylememe gerek yok. Muslera ile ikisi takımda tutulması için en çok çalışılması gereken ikili

SANTRAFOR BURAK 2.750, PANDEV 2.4, UMUT 1.8, SERCAN 700

Pandev gitti. Sercan üste para bile kazandırarak gidebilir 1 Milyon Euro veren çıkabilir mesela. Burak ve Umut'a alternatif gerekecektir fakat bu oyuncu Gignac veya İbrahimoviç olursa 2.750 milyon verdiğiniz Burak yedek kalacak demektir. Takımın sağ, sol bek, defansif ortasaha, sağ, sol kanat ihtiyaçları ortadayken bütçeyi bu şekilde harcamak da mantıklı değil. Bunu Drogba geldiğinde de söylüyordum. 10 milyon Euro'yu Drogba değil de Terry'e versek daha güzel olabilirdi.... Drogba büyük işler başardı ama bozucu etkiler de oldu. Şöyle ki Drogba gelince Burak'la ikili oldular ama Sneijder de geldi. Sneijder asla 2 santrforun arkasında oynayacak bir ofansif ortasaha değil. Zira Zidane, Kaka gibi fizikli yere sağlam basan bir 10 numara değil. Sneijder daha çok İniesta rolünde oynamış, oyunu genişleten, iki kanat arasında oyunu organize eden bir pasör ve şutör. Asla bir driplingçi değil. Dolayısıyla 2 santrforlu sistemlerde bir de 10 numara kullanacaksanız, demek ki kanatsız oynayacaksınız! Yani 4-3-1-2 gibi. O halde rakibin 2 stoperi ve defansif ortasahası arasında Sneijder şeytan üçgeni altında kalacak. Zaten yumuşak bir oyuncu ve sürekli fiziksel şarjdan kaçar. O yüzden onu orada oynatmak demek onu verimsizleştirmek demektir. Nitekim ne oldu? Melo - Selçuk - Hamit üçlüsünün önünde Sneijder onun da önünde Burak - Drogba ikilisini de denedi Fatih Terim ve Sneijder başarılı olamadı. Hamit sağda Sneijder solda 4-4-2 de denedi yine Sneijder verimli olamadı. Terim dönemi Sneijder'in nasıl yerden yere vurulduğunu hatırlayın. Halbuki sadece sistem sorunuydu yahu!

Mancini gelir gelmez ne yaptı peki? Çift santrforu teke düşürdü. Burak'ı kenarlara attı ve Sneijder'i markajdan kurtardı. Önce 4-2-3-1 denedi. Burak sol forvet gibi oynadı ve bu sefer Burak çok verimsizleşti. Sonra ligin ikinci yarısı 4-3-3'e döndü, Drogba'yı kesti, Burak'ı en öne ve Sneijder'i sol forvete koydu. Yani hem Drogba, hem Burak, hem Sneijder bir türlü tam randıman olmadı, zira olmaz da. Zaten takımın diğer oyuncularının savunmada yarım çalışan Drogba, Burak, Sneijder üçlüsünü taşıması da zordu. Şimdi Burak'a Lazio'dan yine 5 milyonluk teklif gelir ve satılır, üstüne Gignac alınır tamam... Fakat Burak eldeyken 3-4 milyonluk sözleşmelerle oyuncu almak enflasyon yaratıyor. 2.750 milyonluk yedek oluyor veya sisteminizi bozuyorsunuz. Neyse ki seneye Galatasaray'ın hangi sistemi kullanacağını biliyoruz. Bu yüzden Bursaspor'dan senelik 1.7 milyon isteyen Fernandao rotasyona alınabilir. Veyahut bana kalsa takımı da gençleştirmek gerektiğinden 18-22 yaş arası uzun boylu pivot bir Güney Amerikalı alırım. Güney Amerikalılar daha teknik olduğundan pivot oyunlarına daha yatkın oluyorlar. Bacca, Teofilo vs sayılabilir. Güney Amerikadan böyle çok adam çıkıyor, Nobre'den Bruno'ya, Jo'ya kadar bizim lige gelen de dolu... Onlardan potansiyelli bir tane alınıp Hamza hocanın eline verilebilir ve Hamza hoca onu parlatıp yıldız haline getirebilir. Tamamen ters profil olsa da 300 bin Euroluk Niasse'yi 5 milyon Euro'ya sattılar sadece bir yılda.

***

Melo, Amrabat ve Telles satılmazsa, asgari ölçüde para harcanırsa; bir kalite sağ bek, bir genç rotasyon forvet, bir tecrübeli yedek kaleci ve Bilal ile Güray alınır düşük hareketli transfer dönemi olur. 5 oyuncu alınır. Sinan, Eray, Eboue, Tarık, Gökhan Zan, Koray, Furkan, Umut Gündoğan, Dzemaili, Yekta, Aydın, Ontivero, Sercan, Pandev 14 oyuncu kiralanır veya satılır.

Melo, Amrabat ve Telles satılırsa daha fazla risk ve daha hareketli bir transfer dönemi de bizleri bekliyor demektir.

Saygılarımla

13 comments:

  1. Her kelimesine katıldığım bir analiz. Tebrikler

    ReplyDelete
  2. öncelikle eline sağlık Sinan. tam da bir çok Galatasaray taraftarlarının aklından geçen düşünceleri yazmışsın. uzun yılların bir fm delisi olarak takıma kesinlikle maaş operasyonu yapılması gerektiğini düşünüyorum. yazının sonunda belirttiğin o 14 kişilik oyuncu grubunun en az 11-12 siyle yolların ayrılması gerekiyor ki takım transfer yapabilsin. ama tabii ki bu iş fm'deki kadar kolay olmayacaktır. dursun özbek'in de maalesef bu operasyonu yapabilecek bir başkan karakteri olmadığını hissediyorum. şuan görünen 2006 ve 2008 şampiyonluklarından sonra yaşanan 2007 ve 2009 sezonlarında ki hayal kırıklıkları dolu sezona doğru ilerliyoruz hissi var. tarih her zaman tekerrür etmez belki ama bu hamleler yapalamazsa kulubümüz maalesef 2 ileri 1 geri şeklinde devam edecek gibi gözüküyor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bu oyuncular göndermek çok da zor olmayacak bence

      Delete
  3. klüpten transfere ilişkin duyum alıyormusunuz :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. pandev, cemali, aydın hala neden ilk onbir oynuyor? ve hatta yekta neden kadroda? sizce bu oyuncuların sezonda emekleri olduğu için mi yoksa gelecek sezon da kadro da düşündüğü için mi alıyor kadroya?
      ne yazık ki altyapıya ilişkin bilgim yok; siz takip ediyorsunuzdur, hiç mi potansiyelli oyuncumuz yok?
      son olarak HH ile röportaj yapmayı planlıyormusunuz?

      Delete
  4. tellesi gönderdin, meloyu gönderdin. Ee kim gelecek? Herkesin dilinde De Jong. De Jong gelecek diye omurgadan adam çıkarılmaz, hele ki 2 oyuncunun arasında pek bir fark yoksa. Melo'nun takıma psikolojik etkisini de eklemek lazım. Telles'i gönderdik kim gelecek, Kaldı ki telles oyuncu özellikleri gayet iyi olan bir adam, teknik var top sürüşü var, pas var, ortaları kötü deği, loyun zekası iyi, tek eksiği bindirme yapmıyor,yaptırılmıyor veya yapamıyor bilemiyoruz orasını. Yerine caner ayarında bir oyuncu almayacaksak telles tempolu ve ofansif ve top tutan bir galatasaray takımında her zaman yeterlidir. Bu sezonki futbolda devam edeceksek telles değil kralı gelse iş yapamaz bana göre. Yok telles satışıydı yeni sol bek transferiydi, falan gereksiz maceraya girmektense kulüp enerjisini çok sağlam bir sağ bek transferine yoğunlaştırmalı. Bu takımın ihtiyacı mevcut defans kurgusuna bir sağ bek ve alternatif sol bek, 2. kaleci, hamit,melo,selçuk dışındaki göbek oyuncularından kurtulunması ve mümkünse çift yönlü, genç seneye ilk 11 oynaması düşünülen bir orta saha, senin dediğin gibi top tutabilen, pas oyununa katılabilen ve defansif özellikleri fena olmayan bir sağ açık ve buraktan daha iyi veya onu zorlayacak bir forvet olmalıdır.

    ReplyDelete
  5. Oğuzhan Kayar , Emre Can Çoşkun gibi kiralık oyuncuların takıma girme ihtimali nedir özellikle Emre oldukça hazır gözüktü Denizlide ki Koray dan kesin daha iyi durumda ayrıca U21 den Birhan gibi isimler var yine buradan takıma dahil olabilecek daha doğrusu kadroyu zorlayabilecek isimler var mı ? Bence kadro yaşlanmaya başladı en azından bazı bölgelerde genç olur olmaz daha dinamik isimlere ihtiyaç var.

    ReplyDelete
  6. telefonda şarj futbolda şarz mı oluyor hocam?

    ReplyDelete
    Replies
    1. :) Gece biraz uykulu yazmıştım, o yüzden bu gibi hatalar olabiliyor. Teşekkür ederim

      Delete
  7. Eksi sozlukte soyle bir yorum var ki aynen katiliyorum:

    "hep diyorum gerets'in ikinci sezonu bütün teknik direktörlerin kulağına küpe olmalı. bu sene 77 puan alıp seneye 60 puan alırsan bu direk hoca ve yönetimin suçu olur. lucescu, gerets, cevat hoca, hamza. bu şampiyonluklar hep bu senekine benzer şampiyonluklar. bu şampiyonlukların ardı gelmemiş dikkat ederseniz. böyle yoğun bi baskıdan sonra oyuncular ikinci sene motive olamıyor."

    Mental olarak yipranmisligin onune gecmek icin direkt 11 baslayacak taze kanlara ihtiyac var. Hamza Hoca'nin soyledigi gibi 2-3 transfer ile bu donusum gerceklesmez. Yedek kaleci, her iki bekte oynayabilen bir oyuncu, stoper, sag acik, forvet bu transfer doneminin olmazsa olmazlari. Melo'nun gitmesine karsiydim ama yazinizi okuduktan sonra dogru bir takviye ile neden olmasin diyorum.

    Kisaca, halihazirda yetersiz bir kadromuz var. Eksik transfer takim uzerindeki mental yorgunlugu ve basarmislik/doymusluk hissini kaldirmayacagi icin seneye isimiz zor olur.

    ReplyDelete
  8. Burak CL'de başarılı olabilir mi?Selçuk ve Melo nun temposu CL ye yeter mi?Bence lig de bile artık bu adamlar zorlanırlar.Çünkü 4 yılda takım çok yıprandı.Bu nedenle daha çok takviye gerekir diye düşünüyorum.Eğer takıma uyacak takviyeler yapılabilirse bir kaç yıl daha ligi domine edebiliriz diye düşünüyorum...

    ReplyDelete