Sunday, January 26, 2020

Riera ve Eboue'den Sonra...

Bu ay başında, yeniden blog yazmaya başladım ve bu yazı, Galatasaray ile ilgili bu ay içerisinde yazdığım 5. yazı oluyor. 3 Ocak'ta yazdığım ilk yazıdan itibaren geçen 4 yazıda en çok vurguladığım konu; Galatasaray'ın sezonun 2. yarısı öncesinde Mariano'yu göndermekte acele etmemesi gerektiğiydi.

Sezonun 2. yarısında oynanacak 17 maçın en az 13'ünde Galatasaray'ın rakip yarı alanda oynayacağı, bu yüzden Mariano'nun oyun kurma becerileri nedeniyle çok daha faydalı olacağı aşikardı. Solda Saracchi transferi sonrası Nagatomo'ya ihtiyaç azalmıştı ama sağda Linnes - Şener gibi isimler Mariano'nun kalitesinden (özellikle hücum ederken) çok uzaklar.

Denizlispor maçı Galatasaray'ın Türk Telekom Stadı'nda oynadığı, rakibin kendi sahasına gömüldüğü bir maçtı ve bu maçta kendi sağ kanadından hiç üretemeyen bir Galatasaray izlemiştik. O maç sonrasında da "Sağ bekte bugün Mariano oynamış olsa Galatasaray'ın hücum gücünün bir seviye daha yükseleceği çok net. Bugün Galatasaray 2-1'le kazandı, dominant oynadı ama skoru koparıp rahatlayamadı. Mariano oynamış olsa 2-1'in 4-1, 5-1 olma ihtimali çok net şekilde artardı" yorumunda bulunmuştum ve Konyaspor maçında tam da bu oldu. Bu arada Mariano'nun Konyaspor maçından önce oynadığı son lig maçında, Antalyaspor karşısında da farkın açılmasını sağlayan isim olduğunu, o maçta da çok iyi oynadığını hatırlayalım. Evet Mariano üç günde bir maç çıkaramıyor, Şampiyonlar Ligi temposunda paspas oluyor ama bizim ligimiz için de fazla. Sezonun 2. yarısında haftada bir maça çıkacak Galatasaray için, hem de şu FFP krizinin olduğu dönemde, Mariano kalitesinde bir sağ bek mumla arasanız bulamazsınız. Ayrıca Şampiyonlar Ligi'nde patlayan tek isim de Mariano değildi. Kabul edelim, ligimiz ile Şampiyonlar Ligi seviyesi arasındaki fark açıldı. Bugün çok beğenilen Fenerbahçe de sezon öncesi Bayern Münih ve Real Madrid ile hazırlık maçı oynadı, onlar da birinden 6, öbüründen 5 yedi. Güç dengemiz bu. Bayern - Real - City - Liverpool gibi takımlar Süper Lig'in her takımına, ciddiye aldığı bir maçta en az 5 tane atar. Hedef Şampiyonlar Ligi olduğu için gelecek sezon Mariano yerine yeni, genç bir sağ bek bakılır ama şu an lig dışında bir hedef yok ve Mariano da bu ligin üzerinde bir futbolcu.

Mariano bugün tam 4 tane net pozisyon üretti. Konya gibi son derece az pozisyon veren, geçiş hücumlarını tıkayan bir deplasmanda sadece sağ bek, 4 tane net pozisyon hazırladı. Feghouli'nin ortasına Ömer'in vuramadığı pozisyonda mükemmel bir ara pası attı. Falcao'nun sakatlandığı pozisyonda Saracchi'ye harika bir ters top gönderdi, Saracchi'nin sakatlandığı pozisyonda yine mükemmel bir ters top attı ve bu üçü kaçtıktan sonra da asistini yaptı. İnsanlar Konyaspor'u küçümseyecektir... Geçen hafta Ankaragücü'nü deplasmanda yenen ve kötü seriyi bitiren Konya bu maça çok bilenmişti. Ben açıkça bu maçtan beraberlik bekliyordum. Çok kötü denilen Konyaspor'un sahasında en son üç gol yediği maç 2017'de oynanmış. Konya deplasmanı ne olursa olsun zorludur ve bugün Galatasaray'ın rahat kazanmasında iyi oyunun yanı sıra bitiricilik olarak kaliteli ve şanslı olduğunu da vurgulamak lazım. Eğer ilk yarıda goller gelmeseydi ev sahibinin direnci artacaktı. İlk golde şutun rakibe çarpıp köşeye gitmesi, 2. golde Emre'nin şutunun iğne deliğinden geçip rakip tarafından bloklanamaması ve 3. golde de Mariano'nun pasının iğne deliğinden geçmesi Galatasaray adına şanstı ama futbolda herkes şansını kendisi yaratır ve Galatasaray, Konya gibi bir deplasmanda oynayabileceği kadar iyi bir futbol oynamıştır.

DENGE 

Maç oynanırken twitterda bir arkadaş ile bu konuyu konuştuk. Galatasaray'ın sezonun 2. yarısında neden daha iyi olduğuyla da ilgili bir konu bu bence...


Sezonun ilk yarısında koşamayan, hareketsiz isimler; Ömer gibi oyunculara gereksinimi arttırıyordu. 2. yarı ise Galatasaray 180 derecelik bir dönüşüme gitti ve hücumda Feghouli ile Falcao dışında herkes koşan isim oldu. Bu durum Denizlispor maçında oldukça hareketli, mücadeleci ama çok kolay top kaptıran bir Galatasaray'ı beraberinde getirmişti. O yüzden Galatasaray'ı, herkesin kendi çalıp kendi oynadığı bir Roman düğününe benzetmiştim. Yani yine dengeden uzaklaşılmıştı. Bu kez teknik kefesi değil, enerji kefesi ağır basıyordu ama yine denge bulunamamıştı. Hücumda Falcao ve Feghouli gibi isimler vardı, top rakip kale önüne geldiğinde teknik sıkıntısı yoktu ama savunmadan hücuma topu çıkarmak, geriden oyunu kurmak ve yönlendirmek için gereken teknik yoktu. Galatasaray tamamen sol kanadından çıkabilen, sağ kanadını hiç kullanamayan bir takıma dönüşmüştü. İşte çok açıdan dengeyi sağlayan isim Mariano olacaktı.

Savunmadan oyunu kurmak için gereken teknik, Feghouli'yi oyuna dahil etmek için gereken oyun görüşü, sol kanattan sürekli bindiren Saracchi'ye atılacak ters toplar... Mariano'nun dahil olmasıyla bu Galatasaray, Riera - Eboue'li Galatasaray'dan bu yana her iki kanadı da, bu kalite seviyesinde kullanabilen ilk Galatasaray olma yolunda!

SOLA BELHANDA

Sezonunda 2. yarısında 4-2-3-1'e dönen Galatasaray'da yapılması muhtemel hamlelerden biri de Belhanda'yı sol kanatta değerlendirmek olabilir. Belhanda için bu sistemde ne orta ikilide, ne de 10 numarada yer yok diyordum. Çünkü 10 numara için Emre Akbaba ve Taylan gibi skorer değil. Merkez ikili için de çok kolay top kaybeden, savunmada pozisyon tutmayı bilmeyen bir oyuncu. Tüm bunlara rağmen bu düzende Onyekuru dahil olana kadar sol önde Ömer'den daha verimli olacağına eminim. Zaten geçmişte de bu pozisyonda oynamış bir oyuncu. Öte yandan Ömer'in de Saracchi ile iyi işler yapabildiğini söylemek lazım. Evet pas alışverişi konusunda Belhanda kadar zenginlik katamaz ama hem önde baskısı, hem de Saracchi ile görev paylaşımları başarılı.

Şimdi Kayserispor maçında Lemina cezalı. Ben uzun süredir Lemina'nın alternatifinin Ömer olması gerektiğini düşünüyorum. Bence Kayserispor maçında Belhanda solda, Ömer merkezde oynamalı.

AHMET ÇALIK - SEMİH KAYA

Ahmet Çalık, Gençlerbirliği'nde de kapalı savunmada, oyun kurmak zorunda kalmadığında sorunsuzdu. Hava toplarını karşılamada ve konsantrasyonda iyi. Bu sezon bu maçta ve Gaziantep deplasmanında Ahmet'e iki zor görev düştü ve ikisinde de Galatasaray savunma hattını orta sahaya kadar çıkarmak zorunda değildi. Bu maçlar Ahmet'e uygun maçlar olduğu için problem çıkmadı. Aksine Ahmet, Rizespor ve Tuzlaspor ile iç sahada oynanan kupa maçlarında kötüydü. Çünkü bu maçlarda rakip kapanmıştı, savunmayı öne çıkarmak ve hızlı top kullanmak gerekiyordu. Şimdi 17 maçın 13'ü hücum dediğimiz Galatasaray için de, Ahmet'ten çok Semih Kaya gibi bir yedek gerekli. Yabancı sınırını açmak zor göründüğü için muhtemelen son çare Semih Kaya sezon sonuna kadar kiralanacaktır. Açıkçası illa bir evlat döndürmek gerekiyorsa, Semih Kaya'nın dönmesi çok daha gerekli şu anda...

ADEM - ANDONE - FALCAO

Galatasaray'da santrfor sıkıntısı da çözülüyor gibi. Kutuya 2. bir forvet sokulduğunda en uçtaki isim de boş kalabiliyor. Emre Akbaba'nın ve oynadığında Taylan'ın, sürekli gol için girdiği ceza sahasında Falcao ve Adem de markajdan kurtulup gollerini attılar. Şimdi Falcao sakatlandı ama bu bence çok büyük dert değil. Adem çok formda ve Andone de dönüyor.

3 comments:

  1. 2.yarı şampiyonluğun bir adımı da her haftayı ciddiye alıp macplani kurgulamaktan geciyor. Musleranin macsonu dediklerinden galatasarayin konyayi iyi analiz ettigini dusunuyorum. Gsde sorun aslinda bu. ilkyari rakiplerin ne oynadiginda cok dikkat edilmiyor ama 2.yaridaki anadolu ve deplasmanlarda daha taktik yogunlugu yuksek bir mac geciyor. FT macplani yaptiginda o planda yazdigi istedigi neticeyi birsekilde alan bir hoca. Umarim Sivas Rize Basaksehire karsi da ciddiyetle hazirlanilir. Hocanin saha icine konsantre olmasi gerek. Biran once transfer donemi bitip haftada 1.maclik doneme gecsekte terim her hafta macplani calissa uygulasa.

    ReplyDelete
  2. Yazılarınızı sürekli takip ediyorum. Tahminleriniz zamanla ortaya çıkıyor öncelikle sizi tebrik ederim ancak son zamanlarda Galatasarayda dikkat çekmeyen bir durum var. Galatasaray başta bek ve kanatlar olmak üzere birçok mevkideki sıkıntılarını gidermiş görünüyor. Şampiyonluk yolunda bir takımın kanatları, atanı ve tutanı çok değerlidir ancak sağlam bir orta saha yapısı olmadan zorluk derecesi yüksek maçlardan çıkmak kolay değil. Galatasarayda her ne kadar lemina iyi bir görüntü versede partneri seri özellikle ikili mücadele ve temaslı oyunda aksıyor. İbfk,FB,TS,bjk sivas ve alanya deplasmanlarında orta sahayı rakibe verme ihitmalimiz çok yüksek. Geçtiğimiz iki yılın final haftalarında N'diaye yerine Ryan donk orta sahada iyi bir sınav vermişti. 2015 yılında ise melonun sakatlığında Hamit orta sahayı çoğu maçta taşımıştı. Galatasaray kalan günlerde çok iyi bir 8 numara elbette bulamaz ama en az stoper transferi kadar önemli olan bir orta saha transferi yapmalı ya da Ryan donk zorluk derecesi yüksek maçlara orta saha için hazırlanmalıdır.

    TAHMİN; GS kayıpsız gittiği kadıköy deplasmanından 1 puanla dönerse, son 2 yılda aldığı beraberlikler gibi altın değerinde 1 puan almış olur.
    ( rakipler yine beraberliğe sevindi deselerde bu şampiyonluk için altın bir anahtar )
    FB için kadıköyde yenilmemek nasıl gelenekse GS içinde son 6 hafta şampiyonluk modunu açmak gelenektir.

    Arada kalan 6 hafa Gs için KADER olur.
    Bu tarz sezonlarda Favori olmamak her zaman GS'ya kazandırmıştır.
    bknz; 2015,2019 şampiyonlukları.

    ReplyDelete
  3. Gs nin stoperden çok selçuk tarzı(iyi olduğu zamanki) bi ortasahaya daha çok ihtiyacı var, şu aşamada bulmak veya alabilmek zor ve büyük ihtimalle de alın-a-mayacak. O yüzden eğer ki FT bu sene bu takımı şu noktadan sonra şampiyon yaparsa eğer gelmiş geçmiş en mucizevi şampiyonluk olmuş olur, çok zor ama bakacaz. Onun dışında yazmayı ihmal etme abi bu ara pek yazmıyosun, senin asıl olayın bu çünkü bence. Saygılar sevgiler..

    ReplyDelete